2 Aralık 2018 Pazar

GECE YOLCULUKLARI

GECE YOLCULUKLARI

Gece yolculuklarında Antalya gelir hep aklıma. Hem oraya gece gidip, geldiğimden, hem de Antalya’daki gece oturmalarımızdan sanırım…

Bir de döndükten sonra Ankara’ya yaptığım yolculuklardan. Onlar da geceydi… Bol bol düşünmüştüm o yolculuklarda. Seferiyken uyuma gibi bir âdetim olmadığı için hayatı değerlendirmeyi seçtim hep. Kararlarımı gözden geçirdim.

O yollarda hep Antalya’yı düşünürdüm. Benim için bir sınavdı sanki orası. Gündüzleri nemim, sıcağın içinde çalışıp, geceleri yaşadığım kısa bir hayat parçası.

Yıldızların tutulacakmış kadar yakın göründüğü o gecelerde, sıcağı tatlı bir meltem yalayıp silerdi. Türlü muhabbetlerle güneşin doğuşu beklenirdi. Muhabbet, şarkı türkü diye düşünürken orda keserdim düşünceleri, gerisi anımsamak istemediklerimdi.

İşte yine bir gece yolculuğu… Otobüsün en arkasında farklı bir yolculuk tadıyorum. Yine hatırımda Akdeniz geceleri. Ama uzatmıyorum. Yola çeviriyorum bakışlarımı. Karanlıkta burnundan ateş fışkıran ejderha gibi görünüyor tren. Yanımızdan geçen araçların gölgeleriyse sanki birer yok edici. Hayal gücümün sınırı yok ya, bastım gaza gidiyorum.

Bugünü düşünüyorum, geride bıraktığım hayatımı. Pişmanlık ya da hüzne dair bir şey yok içimde. Yalnızca merak, nasıl böyle olabildi?

Öyle olması gerekiyormuş derken Paulo Coelho’nun Simyacı isimli kitabını düşünüyorum.. “Hayat ayrıntıda gizlidir. Her şey aslında tek bir şeydir.”



 08 / 21 / 2010            PINAR ODABAŞI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder