2 Aralık 2018 Pazar

DARBEDEN DİRENİŞE MISIR 2014

DARBEDEN DİRENİŞE

Mısır'da Cumhurbaşkanı Mursi karşıtları Mayıs ayında seslerini yükseltmeye başladı.

Temerrud hareketi, Mursi karşıtı bir imza kampanyası başlattı.

Hareket Haziran ayı sonunda 20 milyonu aşkın imza toplandığını iddia etti.

Bu sayı, eski Cumhurbaşkanı Mübarek’e karşı toplanan imza sayısının yaklaşık iki katıydı.

15 Haziran’daki mitingde Muhammed Mursi'nin Suriye’ye dış müdahale çağrısında bulunması ipleri iyice gerdi. Çünkü muhafazakâr Sünni kanat birlik çağrısı yapıyordu.

Tarihler 23 Haziran'ı gösterdiğinde General El-Sisi Mısır’ın karanlık bir tünele, bir iç savaşa, devlet kurumlarının yıkılmasına ya da bir mezhepler arası çatışmaya sürüklenemeyeceğinin altını çizdi. 

El Sisi, siyasi gruplara mesaj verircesine konuşmasında "Önümüzde bir hafta var, Mısır'ı ve halkını korumak için gerçek bir diyalog ve uzlaşma yolu bulmalısınız. Bu sevgi çağrısıdır'' ifadesini kullandı.

Sisi, Cumhurbaşkanı Mursi'nin görevi devralmasının yıldönümü olan 30 Haziran'a işaret ediyordu. 

30 Haziran'da milyonlarca kişi meydanlarda Mursi karşıtı protestolar için toplandı.

Protestoların amacı Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi istifaya zorlamak veya erken seçim kararı aldırmaktı.

Ülkenin pek çok yerinde gösteriler yapıldı. 

Kahire’deki gösterilerin adresi Tahrir Meydanı, Cumhurbaşkanlığı Sarayı ve Mısır Savunma Bakanlığı önüydü.

Temerrüd Hareketi, kendi başına istifa kararını alması için Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye 2 Temmuz salı akşamına kadar süre tanıdı.

Aksi takdirde sivil itaatsizlik eylemlerinin yapılacağı belirtildi.

Mursi’ye destek veren yüzbinlerce gösterici ise Medinetu’n-Nasr mahallesinde bekliyordu. 

1 Temmuz'da yönetime ültimatom çekilerek krize çözüm bulması istendi. 

General El-Sisi bu mesajı okumadan imzaladı. Sisi'nin bu tavrı Tahrir Meydanı’nda toplanan muhalifleri desteklediğinin de göstergesiydi.

Göstericiler halk ve ordu el ele diye bağırırken, beş askeri helikopterin taşıdığı dev Mısır bayrakları meydanın üzerinden geçirildi.

Kahire'de Müslüman Kardeşler hareketinin genel merkezi ateşe verildi.

Ordu ise siyasilere krize çözüm bulmaları için 48 saatlik süre verdi.


2 Temmuz akşamı Mursi'ye verilen süre doldu. 

Muhalifler ve Mursi'nin üyesi olduğu Müslüman Kardeşler taraftarları hala sokaklardaydı.

İki grup arasındaki çatışmalarda can kayıpları da yaşanıyordu. Özellikle Müslüman Kardeşler’e yönelik şiddetli saldırılar vardı..

Cumhurbaşkanı Mursi üzerindeki baskı, kabinesinden aralarında Dışişleri Bakanı Kâmil Amr'ın da bulunduğu 6 bakanın istifasıyla daha da arttı.

Mısır'ın en üst düzey temyiz mahkemesi de, Mursi tarafından atanan başsavcının görevden alınmasını onayladı.

3 Temmuz'da ordunun verdiği ultimatom süresi doldu. 

Saatler 19:51'i gösterdiğinde Mısır’da darbe oldu.

Önce Cumhurbaşkanı Mursi, “karar verme sürecinden ordu tarafından dışlandı”.

Arkasından, 20:00’de, kendisine “artık Cumhurbaşkanı olmadığı” söylendi.

Bir saat sonra Mısır Genelkurmay Başkanı El Sisi açıklama yaptı.

El Sisi “Cumhurbaşkanı Mursi uzlaşma taleplerini reddetmiştir. Bu nedenle de, askeri güçler görevini gerçekleştirmiş ve yol haritasını çizmiştir” dedi.

Mısır’da yeni cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacağı açıklandı. 
Sisi, seçimlere kadar, görevi geçici olarak Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın yürüteceğini kaydetti.
Kahire'de, Tahrir Meydanı'nda toplanan on binlerce gösterici, Mursi'nin askeri darbeyle görevden uzaklaştırılmasını sevinç gösterileri ile karşıladı.

Mursi'yi destekleyenler de karşı gösteri planlıyordu.

Bu gelişmelerin ardından ev hapsinde tutulan Mursi’ye yurtdışına çıkma yasağı konuldu. 

TV kanalları kapatıldı.

4 Temmuz'da Anayasa Mahkemesi Başkanı Adli Mansur emin ederek Mısır'ın geçici cumhurbaşkanı oldu.

Mısır'ın en üst düzey Sünni din adamı, El Ezher Şeyhi, devlet televizyonunda yaptığı konuşmada, ordunun ve diğerlerinin ehveni şeri seçmek zorunda kaldıklarını söyledi.

Mısır Sağlık Bakanlığı, 2 gün içinde 11 kişinin öldüğünü 512 kişinin yaralandığını açıkladı.

Müslüman Kardeşler hareketinin üst düzey liderlerinden Muhammed el Biltaci, Mısır ordusunun Kahire sokaklarını kontrol altına almasına karşı barışçıl yolla direneceklerini söyledi.

Müslüman Kardeşler mensubu birçok kişinin gözaltına alındığı belirtildi.

Darbe hükümetine Suudi Arabistan'dan destek geldi.

Kral Abdullah’ın Adli Mansur’a bir tebrik mesajı iletti.

Birleşik Arap Emirlikleri'nin de Mısır’daki dönüşümü olumlu karşıladığı duyuruldu.

Türkiye'den ise Mısır ordusuna tepki geldi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik ise Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada "Önce meydanları hareketlendirdiler, sonra muhtıra verdiler, şimdi de darbeyi yaptılar.Kan dökülmesini tasvip etmeyiz. Ancak Mursi ve Mursi yanlıları, 'bu darbeyi içine sindirsin' demiyoruz. Mursi'yi iktidara getiren geniş kitlelerin kendi oyuna, kendi namusuna sahip çıkması gerekiyor" dedi.


5 Temmuz'da Müslüman Kardeşler'in düzenlediği gösterilere ordunun müdahale etmesiyle gerilim tırmandı.

Mursi yanlılarının "Ret Cuması" adıyla gösteriler düzenlediği olaylarda 30 kişi öldü. 

Yönetime el koyan ordu ise İslamcı militanların saldırıları nedeniyle tansiyonun arttığı İsrail sınırındaki Sina’da olağanüstü hal ile meşguldü

Sağlık Bakanlığı Sözcüsü, İskenderiye'de 4, Mursi Matruh'ta 4, Menya'da 2, başkent Kahire'deki Rabiat'ül Adeviyye Meydanı'nda 1 kişinin açılan ateş sonucu hayatını kaybettiğini söyledi.

Müslüman kardeşler hareketi darbeye direnme kararı aldı.

Mursi'yi destekleyenler Rabiatül Adeviyye Meydanı'nı doldurdu.

Ülke genelinde de Mursi'yi destekleyenler hem darbe destekçilerinin, hem baltacıların,  hem de ordunun müdahalelerine maruz kaldı.

Mısır Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, 6 Temmuz'da meydana gelen çatışmalarda 17'si İskenderiye'de, 15'i başkent Kahire ve çevresinde, 5'i Sina Yarımadası'nda, 4'ü İsmailiye'de, 3'ü Şarkiye, Asyut ve Süveyş'te olmak üzere 44 kişinin öldüğü kaydedildi.
Öte yandan, Müslüman Kardeşler Teşkilatı Rehberlik Konseyi Başkanı Muhammed Bedii, "Darbeyi tanımıyoruz. Mursi görevine dönene kadar milyonlar sokaklarda olacak. Bu talebimizden asla taviz vermeyiz " açıklamasında bulundu.

Mısır başsavcılığı bu açıklama üzerine Bedii ve yardımcısı ile İhvan'dan 5 isim hakkında yeniden yakalama kararı çıkardı.

Bedii'nin yardımcısı Hayrat Şatır'ın tutuklandığı kaydedildi.

El Sisi'ye Arap kültüründeki en büyük  haraketlerden biri gerçekleştirildi ve Adeviyye Meydanı'ndaki göstericilerden biri ayakkabısına El-Sisi'nin fotoğrafını yapıştırdı. 

Mısır ordusu darbe sonrası ilk katliamını 8 Temmuz sabahı yaptı.

Cumhuriyet Muhafızları Karargahı önünde sabah namazı kılan darbe karşıtlarına güvenlik güçleri tarafından ateş açıldı.

1 asker, 1 subay, 51 de sivil olmak üzere 53 kişi hayatını kaybetti, 322 kişi yaralandı.
Ölen 2 askerin halka ateş açmayı reddettikleri için Cumhuriyet Muhafızları tarafından öldürüldüğü iddia edildi. 

Müslüman Kardeşler Teşkilatı, Hürriyet ve Adalet Partisi ile hastane kaynakları ise, sabah namazı kılarken öldürülenlerin sayısını 300, yaralı sayısını da bin 500 kişi olarak açıkladı.

Mısır Başbakanı Hişam Kandil, ordunun yönetimi el koymasının ardından görevinden uzaklaştırılan seçilmiş ilk sivil Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'ye istifasını sunacağını açıkladı.

Başbakan Hişam Kandil, darbeden bir gün sonra 1 yıl hapse mahkum edilmiş, hakkında yakalama emri çıkarılmıştı.

Kandil, Mursi'nin ordu tarafından görevinden uzaklaştırılmasını "açık bir darbe" olarak nitelendirerek, istifa mektubunda "akan kanın ardından bu görevime devam etmem imkansızlaştı." ifadesini kullandı.

Mısır Eğitim Bakanı İbrahim Ganim de sabah namazı kılan halkın üzerine ateş açılmasını protesto ederek görevinden ayrıldı.

Ertesi günü ise Mısır'ın geçici Cumhurbaşkanı Adli Mansur'dan itidal çağrısı geldi.

Mansur, olayla ilgili bir soruşturma başlatılması emrini verdiğini de söyledi.

Bu arada, Mursi'nin görevden alınmasını destekleyen Selefi-İslamcı çizgideki Nur Partisi, sabaha karşı meydana gelen olayı "katliam" diye nitelendirerek,tıklayın Geçici Başbakanbelirlenmesi için yürütülen görüşmelerden çekildiğini duyurdu.

Mısır’da ordunun müdahalesiyle devrilen Mursi hükümetinin yerine kurulacak geçici hükümetin başbakanlığına Hazım Biblavi’nin getirilmesi konusunda anlaşmaya varıldı.

Eski Uluslararası Atom Enerjisi Başkanı Muhammed el-Baradey de cumhurbaşkanı yardımcılığına atandı.

Mısır'daki gerginlik Ramazan'da da devam etti.

Ramazan ayının ilk cumasında Mursi'yi destekleyenler milyonluk gösteri yaptı. 

Gösteriler Rabiatul Adeviyye meydanı, Nahda meydanı, Mısır Radyo ve Televizyon Kurumu binası önüyle Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde gerçekleştirildi.

Öte yandan askeri darbe öncesi Mursi aleyhine imza kampanyası başlatan Temerrud Hareketi de ülkede ulusal birliğin vurgulanması için Ramazan ayının ilk cumasında Tahrir meydanında ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde toplu iftarlar yapılması çağrısında bulundu. Ancak bu çağrı karşılık bulmalı…

Mısır Başsavcılığı, gözaltına alınmasından ünler sonra Mursi'ye yönelik ilk suçlamaları açıkladı.

Mursi'nin  "Ajanlık, göstericilerin öldürülmesine teşvik ve ekonomiyi tahrip"  suçlarından gözaltında tutulduğu belirtildi.

Öte yandan başta Türkiye olmak üzere dünyanın pek çok yerinde Mısır'daki darbe karşıtı gösteriler büyüyordu.
Mısır Türkiye’ye nota verdi. Türkiye Mısır’ın içişlerine karışılmaması konusunda uyarıldı.
Başbakan Erdoğan “Mısır’ın meşru Cumhurbaşkanı Mursi’dir” açıklaması Mısır’daki geçici hükümeti kızdırdı.
Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Badr Abdelatti'nin yaptığı açıklamada "Türkiye'nin Mısır'ın içişlerine açıkça müdahale ettiğini gösteren bu yorumlar derin kırgınlık yarattı" dedi.

Mısır'da darbe karşıtı gösteriler milyonluk yürüyüşlere dönüştü.

Mısır'da Kahire ile İskenderiye başta olmak üzere 22 kentte "milyonluk" adı altında gösteri düzenlendi. Mısır'ın başkenti Kahire'de askeri darbeye karşı yürüyen göstericilere, polisin müdahalesi ve 'Baltacı' diye tabir edilen suç gruplarının saldırısı üzerine çatışmalar çıktı.

Ramses meydanındaki çatışmalarda 1 kişi öldü.
Mısır'da, Hazim el-Biblavi'nin başbakanlığında kurulan geçici hükümet, geçici Cumhurbaşkanı Adli Mansur'un huzurunda yemin ederek göreve başladı.
Genelkurmay Başkanı ve Savunma Bakanı General Abdulfettah es-Sisi, yoğun baskı sonucunda hükümette bakanlık görevinin yanı sıra başbakan yardımcılığını üstlendi.
Hükümette Nebil Fehmi Dışişleri, Muhammed Ahmed İbrahim ise İçişleri Bakanlığı'na getirildi.
Mısır Ordusu, daha önce de Gazze sınırındaki bir çok tünelin girişinin kontrol altına aldığını açıkladı.
Bu açıklamanın ardından Mısır Ordu'sunun Gazze sınırındaki bazı tünelleri yıktığı bildirildi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a, Mısır Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed El Baradey mektup gönderdi. Mektupta gerekirse telefonla görüşebilecekleri şeklinde ifade yer aldığını belirten Başbakan Erdoğan, Baradey’e, “Bir defa ben seninle nasıl konuşacağım? Sen seçilmiş değilsin. Sen darbe hükümeti tarafından veya darbe yönetimi tarafından atanmış birisisin” yanıtını verdi.
Mısır'ın geçici Cumhurbaşkanı Adli Mansur, ülkede ordunun yönetime el koymasından sonraki geçiş dönemi için 33 maddelik anayasa yayınladı.
21 Temmuz’da darbe yönetiminin atadığı geçici Cumhurbaşkanı Adli Mansur'un görevlendirdiği 10 kişilik grup anayasa taslağı üzerinde çalışmalarına başladı.
Bu arada Ürdün Kralı Abdullah darbe sonrasında Mısır’ı ziyaret eden ilk Arap ülkesi lideri oldu
Günler geçiyor ancak Adeviyye Meydanı’ndaki göstericiler azalmıyor aksine çoğalıyordu.
Ülkenin 22 kentinde de darbe karşıtı gösteriler düzenlenirken Mısır'ın başkenti Kahire'de Ramses meydanında toplanarak gösteri yapan darbe karşıtlarına polis müdahale etti.
Mısır'ın üçüncü büyük kenti Nil Deltası'ndaki Mansura'da, 20 Temmuz'daki darbe karşıtı gösteri düzenleyen protestocuları hedef alan silahlı saldırıda biri çocuk, üçü kadın 4 kişi hayatını kaybetti. 
Mısır'da ordunun yönetime el koymasının ardından göreve gelen geçici hükümet, Suriyelilere ücretsiz vize verileceğini duyurdu. Mısır Dışişleri Bakanlığı'ndan yapıyan yazılı açıklamada, "Mısır, Suriye halkına tam destek vermek, bu zor süreçte sıkıntılarını hafifletmek ve yardımda bulunmak amacıyla Suriyelilere ücretsiz vize verme kararı aldı" denildi.
Mısır geçici Cumhurbaşkanı Adli Mansur, 23 Haziran 1952 devriminin 61'inci yılı münasebetiyle Mısır devlet televizyonunda yaptığı konuşmada uzlaşı kültürünün içselleştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "25 Ocak ve 30 Haziran devrimlerinden sonra ülke için kin, nefret, bölünmüşlükten uzak beyaz bir sayfa açacağız. Mısır'ın geleceği için geçmişle barışıp, ulusal uzlaşının inşa edilmesinin vakti gelmiştir" dedi.
Mısır’da Muhammed Mursi destekçileri ve karşıtları arasında çıkan çatışmalarda en az altı kişi öldü. Yaşamını yitirenlerin Kahire Üniversitesi yakınlarında 3 Temmuz’daki darbeden bu yana oturma eylemi düzenleyen Müslüman Kardeşler destekçileri olduğu duyuruldu.
24 Temmuz’da Kahire'deki Nahda Meydanı'nda darbeyi protesto eden Mursi taraftarlarına Baltacılar ismiye anılan silahlı çete ateş açtı.
Saldırıda 6 kişi hayatını yitirirken yüzlerce yaralı hastanelere kaldırıldı.
Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı Abdülfetah Sisi Mısırlılara Cuma günü "terörizm ve şiddete karşı" meydanlara inmeleri çağrısında bulundu.
Darbe karşıtı gösterilerin en büyüğü Adeviyye Meydanı’nda gerçekleşirken Raba el Adviye camiinin önündeki oturma eylemi de devam ediyordu.
Mısır ordusu, ülkedeki siyasi krizi sonlandırmak amaçlı başlattıkları milli uzlaşma görüşmelerine katılmaları için Müslüman Kardeşlere 48 saat süre verdi. Ordu yönetimi aksi halde Müslüman Kardeşler tarafından başlatılan her türlü şiddet içeren protestoya çok daha sert yollarla müdahale edeceklerini açıkladı.
Hukukçulardan oluşan Mısır Anayasa Değiştirme Komisyonu'nun hazırladığı anayasa taslağını, toplumun tüm kesimlerini kapsayan 50 kişilik komiteye sunulmak üzere dün gece Mısır geçici Cumhurbaşkanı Adli Mansur'a teslim etmesinin ardından Nur Partisi, komiteye katılıp katılmama konusundaki tutumunu açıkladı.

Partiden yapılan yazılı açıklamada, 25 Ocak devriminin kazanımlarını korumak ve halkı temsil etmek için partinin anayasa çalışmalarını yürütecek komiteye katılacağı belirtildi.
Ordunun  İhvan’a verdiği süre doldu ve korkulan oldu. 27 Temmuz’da Mısır ordusu ikinci büyük katliam yaptı. Mısır ordusu, Rabiatul Adeviyye meydanındaki darbe karşıtlarını kuşatma altına aldı. Mısır'da güvenlik güçlerinin darbe karşıtı protestoların yapıldığı Rabiatul Adeviyye meydanındaki göstericilere müdahalesi sonucu 200 kişi öldü,4 bin 500 kişi yaralandı.
Müslüman Kardeşler, katliama rağmen Adeviyye meydanından ayrılmayacaklarını açıkladı.
Saldırılardan dolayı Kahire'nin doğusu ile batısını birbirine bağlayan 6 Ekim Köprüsü trafiğe kapatıldı.
Rabiatul Adeviyye Meydanı'nda düzenlediği basın toplantısında Müslüman Kardeşler sözcüsü Ahmed Arif, "Bu katliamı işleyenler ne kadar çaresiz olduklarını göstermişlerdir. İstediklerimizi alana kadar yolumuza devam edeceğiz" dedi.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton ise, ikinici ziyaretinde Mısır’ın devrik Cumhurbaşkanı Mursi ile bir araya geldi.  Gece yarısı gerçekleşen görüşme 2 saat sürdü.

İlki 1 Ağustos’ta, diğeri 3 Ağustos’ta olmak üzere  Mısır İçişleri Bakanlığı, başkent Kahire'deki Rabiatul Adeviyye ve En-Nahda meydanındaki darbe karşıtı göstericilerden, iki kez "meydanları derhal boşaltmaları"nı istedi.
Tarihler 14 Temmuz’u gösterdiğinde Mısır ordusu başka bir katliama imza attı.
Kahire'de güvenlik kuvvetleri sabah saatlerinde, kadın ve çocukların da bulunduğu Nahda ve Adeviyye meydanlarına karşı zırhlı araçlar, iş makineleri ve helikopterlerle saldırıya geçti.
Baltacı adı verilen gruplar da güvenlik güçleriyle birlikte darbe karşıtlarına saldırdı.
Meydanlarda kurulan sahra hastaneleri kısa sürede cesetlerle doldu
Müslüman Kardeşler, meydanlardaki demokrasi yanlılarına yönelik saldırılarda 2 binin üzerinde kişinin öldüğünü 10 bin yaralı olduğunu bildirdi.
Saldırılar sonrasında olağanüstü hal ve sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
Bu arada yapılan katliam darbe yönetiminde çatlağa yol açtı.
Darberciler tarafından göreve getirilen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed El Baradey istifa etti.
Hürriyet ve Adalet Partisi Basın Sözcüsü , güvenlik güçlerinin Adeviyye Meydanı'ndaki sahra hastanesine girdiğini ve ölü sayısının ortaya çıkmaması için cenazelere müdahale ettiğini söyledi.
Bu katliamda alınan Mursi'nin basın danışmanının kızı ile, İhvan'ın üst düzey yetkililerinden Muhammed Biltaci’nin 17 yaşındaki kızı Esma da vardı.
Sky TV'nin İngiliz kameramanı ile Birleşik Arap Emirlikleri'nden bir gazeteci de katliamı görüntülerken hayatını kaybetti.
Aralarında Müslüman Kardeşler'in üst düzey yönetiminin de bulunduğu yüzlerce kişi gözaltına alındı.
Mısır'da başkent Kahire'ye giden tüm tren seferleri iptal oldu. İskenderiye'de Mursi destekçileri sokaklara döküldü, yolları trafiğe kapattı.
Kahire'de güvenlik güçlerinin darbe karşıtı göstericilere müdahalesinin ardından Suveyş Kanalı ve Kızıldeniz limanları 4 günlüğüne kapatıldı.
Türkiye katliama büyük tepki gösterdi.
Türkiye'nin Kahire Büyükelçisi Hüseyin Avni Botsalı, istişare için Ankara'ya çağrıldı.
Türkiye'nin Büyükelçisi'ni Ankara'ya çağırmasının ardından, Mısır'daki darbe rejimi de, Ankara Büyükelçisi Abdürahman Selahaldin'i geri çağırdığını bildirdi.
Darbe yönetimi, karara gerekçe olarak, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne toplanma çağrısı yapmasını gösterdi.
Darbe karşıtlarına yönelik gerçekleştirilen katliamlara tepki amacıyla ülke genelinde 16 Ağustos’ta "Öfke Cuması" adı altında gösteri düzenlendi. Güvenlik güçlerince yapılan silahlı müdahale yine katliama dönüştü.
Mısır genelinde 27 kentte düzenlenen gösteriler sırasında açılan ateş sonucu ölenlerin sayısı 213'ü, yaralı sayısı da bini buldu. Olaylarda bin 4 kişi de gözaltına alındı.
16 Ağustos’u 17 Ağustos’a bağlayan gece hareketliliğin adresi Ramses Meydanı’ydı… Darbe karşıtı gösteride güvenlik güçlerinin saldırısından kaçan ve aralarında yaralıların da bulunduğu bin kadar gösterici Fatih Camii'nde mahsur kaldı. Mahsur kalanlar arasında TRT muhabiri Metin Turan da vardı.
Cami uzun bir süre kuşatma altında kaldıktan sonra gaz ve ses bombalarıyla müdahale başladı.  Sonra ise güvenlik güçleri ateş açarak camiye girdi.  Camiden çıkanlar hem Baltacı grubun saldırısına uğradı, hem de gözaltına alındı. Anadolu Ajansı muhabiri Hibe Zekeriya ve TRT Kahire Muhabiri Metin Turan da güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınarak Tora Cezaevi'ne götürüldü. AA muhabiri daha sonra serbest bırakılırken Metin Turan’ın gözaltı süresinin 15 gün uzatıldığı açıklandı. Birkaç gün sonra ise Mısır'da güvenlik güçleri İhlas Haber Ajansı'nın Kahire bürosunu basarak büro şefi Tahir Osman Hamde'yi gözaltına aldı.
Mısır’daki direnişin sembolü olarak “Rabia” işareti dünya literatürüne girdi. Dört anlamına gelen “Rabia” hem dördüncü cumhurbaşkanı Mursi’yi, hem de meydana ismini veren Rabiatül Adeviyye’nin dördüncü çocuk olmasını temsil ediyor.
Mısır direnişinde akıllara Müslüman kardeşler yöneticisi Muhammed El Biltaci’nin kızı Esma için yazdığı mektuptu. Adeviyye Meydanı’nda şehit olan 17 yaşındaki kızına yazdığı mektup Başbakan Erdoğan’ı da göz yaşlarına boğdu.
Darbe sonrası dönemde Müslüman Kardeşler'in önemli isimlerinden Seyyid Kutub'un "EHI ENTE HURRUN-Kardeşim sen özgürsün" şiiri de öne çıktı. Şiir eşliğinde eşliğinde Mursi için videolar hazırlandı.


2014 yılında özel haber dosyası olarak hazırlandı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder