22 Temmuz 2020 Çarşamba

“Kadına şiddet evlatlarımızı doğru yetiştirirsek bitecek”



Bebeğimin cinsiyetinin erkek olduğunu öğrenince önce bir durdum düşündüm. Sonra da “sorumluluk” dedim kendi kendime “büyük sorumluluk!”. Bazıları erkek çocuk yetiştirmenin nesi var abartıyorsun diye düşünebilir ama daha dün yine gencecik bir kız doğru yetiştirilememiş bir erkek tarafından canice katledildi. İşte bunların olmaması için, oğlumun iyi bir insan, sorumluluk sahibi bir birey olabilmesi için benim onu iyi bir şekilde yetiştirmem gerekiyor.  Bu da beraberinde büyük bir sorumluluk getiriyor.

Eskiden kız çocuklarını iyi yetiştirmek gerek derlerdi. Okusun, kendi ayakları üzerinde dursun, kimseye muhtaç olmasın… Tüm bunları yaparken erkek çocuklarımızı biraz ihmal mi ettik acaba diye düşünüyorum. Kızlarımız güçlenirken erkeklerimiz onları izlemekle mi yetindi, sonra denge bozuldu. Bu kez de erkek kendini başka yollardan ispat etmeye başladı.

Hem yaşımın verdiği olgunluk, hem de mesleğimin kazandırdıkları nedeniyle insanları iyi tanıdığımı düşünüyorum. İyi örnekleri de kötü örnekleri de yakından tanıma fırsatım oldu. Herkesin iyi yönleri de var kötü yönleri de, önemli olan iyi tarafı baskın hale getirmek…

Ben tek çocuğum. Tek başına bir kız çocuğu olarak yetiştirildim ama ben öyle kırılgan -şımarık sürekli bir şeyler isteyen bir çocuk olmadım.  Her şeyi kendim yapabilirim. Asla tek başıma kalmaktan korkmam, bir şey yapmak için başkasının yardımını beklemem. Yeri geldiğinde çatıya çıkıp kiremit değiştirip, oluk tamiri de  yapabilirim, boya badana da. Kömür de taşıyabilirim, odun da kırabilirim. Hatta Kurban Bayramında kesimhaneye gidip kurban kesimini takip etmişliğim, etleri parçalatıp organ pazarlığı yapmışlığım da vardır. Her türlü pazarlığı iyi yaparım aslında. Ankara gibi bir şehirde 5  sene yalnız yaşamış olmanın kazanımları da oldu elbette.

Yani kısaca ben bir erkek olmadan yaşayabilirim. Neden evlendin diye sorarsanız, aşık oldum ve sevdiğim adamla aynı evde yaşamak istedim. Açıklaması bu kadar basit. Evlenirken de anneme bunun garantisini verdim “Olmazsa boşanırım, en fazla üzülürüm ama  ben kendi ayakları üzerinde durabilirim bana bir şey olmaz. İşim var, mesleğim var, çevrem var”. Bir kadın için bunu söyleyebilmek o kadar önemli ki… Hep çok şanslıyım diye düşündüm annem ve babam beni böyle özgüvenli olarak yetiştirdiği için...

Şimdi sıra bende. Ben de oğlumu iyi yetiştirmeliyim. Özgüvenli olmasının yanında anlayışlı olmalı, kendini karşısındakinin yerine koyabilmeli, merhametli olmalı. Bunların yanında yardımsever de olmalı… Sorumluluk sahibi ve çalışkan olması da önemli tabi. Yeri geldiğinde mutfağa da girebilmeli, yeri geldiğinde de kendi çamaşırlarını yıkayıp ütüleyebilmeli. Yani benim oğlum da zamanı geldiğinde tek başına bir kadına muhtaç olmadan yaşayabilmeli. “Erkek adam şunu yapmaz, bunu yapmaz” tarzında konuşuyorlar ya çok kızıyorum. Erkek de kadın da her şeyi yapabilmeli…

İşte bu yüzden yine aileye iş düşüyor hem anneler, hem de babalar dikkatli olmalı. Çünkü çocuk yetiştirmek kolay bir iş değil ve gelecek bizim ellerimizde.

Ne çok konuşuyoruz değil mi bugünlerde? Kadına şiddet nasıl bitecek diye… İşte, kadına şiddet evlatlarımızı doğru yetiştirirsek, onlara iyi eğitim verirsek bitecek. Yani şiddet ve istismar bizlerle bitecek, biz bitireceğiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder