Bebeğimin cinsiyetinin erkek olduğunu öğrenince önce bir
durdum düşündüm. Sonra da “sorumluluk” dedim kendi kendime “büyük sorumluluk!”.
Bazıları erkek çocuk yetiştirmenin nesi var abartıyorsun diye düşünebilir ama
daha dün yine gencecik bir kız doğru yetiştirilememiş bir erkek tarafından canice
katledildi. İşte bunların olmaması için, oğlumun iyi bir insan, sorumluluk sahibi
bir birey olabilmesi için benim onu iyi bir şekilde yetiştirmem gerekiyor. Bu da beraberinde büyük bir sorumluluk
getiriyor.
Eskiden kız çocuklarını iyi yetiştirmek gerek derlerdi. Okusun,
kendi ayakları üzerinde dursun, kimseye muhtaç olmasın… Tüm bunları yaparken erkek
çocuklarımızı biraz ihmal mi ettik acaba diye düşünüyorum. Kızlarımız güçlenirken
erkeklerimiz onları izlemekle mi yetindi, sonra denge bozuldu. Bu kez de erkek kendini
başka yollardan ispat etmeye başladı.
Hem yaşımın verdiği olgunluk, hem de mesleğimin
kazandırdıkları nedeniyle insanları iyi tanıdığımı düşünüyorum. İyi örnekleri
de kötü örnekleri de yakından tanıma fırsatım oldu. Herkesin iyi yönleri de var
kötü yönleri de, önemli olan iyi tarafı baskın hale getirmek…
Ben tek çocuğum. Tek başına bir kız çocuğu olarak yetiştirildim
ama ben öyle kırılgan -şımarık sürekli bir şeyler isteyen bir çocuk olmadım. Her şeyi kendim yapabilirim. Asla tek başıma
kalmaktan korkmam, bir şey yapmak için başkasının yardımını beklemem. Yeri
geldiğinde çatıya çıkıp kiremit değiştirip, oluk tamiri de yapabilirim, boya badana da. Kömür de taşıyabilirim,
odun da kırabilirim. Hatta Kurban Bayramında kesimhaneye gidip kurban kesimini
takip etmişliğim, etleri parçalatıp organ pazarlığı yapmışlığım da vardır. Her
türlü pazarlığı iyi yaparım aslında. Ankara gibi bir şehirde 5 sene yalnız yaşamış olmanın kazanımları da
oldu elbette.
Yani kısaca ben bir erkek olmadan yaşayabilirim. Neden
evlendin diye sorarsanız, aşık oldum ve sevdiğim adamla aynı evde yaşamak
istedim. Açıklaması bu kadar basit. Evlenirken de anneme bunun garantisini verdim
“Olmazsa boşanırım, en fazla üzülürüm ama ben kendi ayakları üzerinde durabilirim bana
bir şey olmaz. İşim var, mesleğim var, çevrem var”. Bir kadın için bunu
söyleyebilmek o kadar önemli ki… Hep çok şanslıyım diye düşündüm annem ve babam
beni böyle özgüvenli olarak yetiştirdiği için...
Şimdi sıra bende. Ben de oğlumu iyi yetiştirmeliyim. Özgüvenli
olmasının yanında anlayışlı olmalı, kendini karşısındakinin yerine koyabilmeli,
merhametli olmalı. Bunların yanında yardımsever de olmalı… Sorumluluk sahibi ve
çalışkan olması da önemli tabi. Yeri geldiğinde mutfağa da girebilmeli, yeri geldiğinde
de kendi çamaşırlarını yıkayıp ütüleyebilmeli. Yani benim oğlum da zamanı
geldiğinde tek başına bir kadına muhtaç olmadan yaşayabilmeli. “Erkek adam şunu
yapmaz, bunu yapmaz” tarzında konuşuyorlar ya çok kızıyorum. Erkek de kadın da
her şeyi yapabilmeli…
İşte bu yüzden yine aileye iş düşüyor hem anneler, hem de babalar
dikkatli olmalı. Çünkü çocuk yetiştirmek kolay bir iş değil ve gelecek bizim ellerimizde.
Ne çok konuşuyoruz değil mi bugünlerde? Kadına şiddet nasıl
bitecek diye… İşte, kadına şiddet evlatlarımızı doğru yetiştirirsek, onlara iyi
eğitim verirsek bitecek. Yani şiddet ve istismar bizlerle bitecek, biz
bitireceğiz.