16 Temmuz 2016 Cumartesi

NE ŞERİAT NE DARBE, YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE!


Bunu söyleyebilmek, istemek çok mu zor?

Evet, “15 Temmuz Türkiye tarihine kara bir leke olarak işlenmiştir. 161 şehit verilmiştir. Bir grubun yönetimi ele geçirme çabasına şahit olmuşuzdur. TRT basılmış, personel yere yatırılarak insanlık dışı muamele görerek rehin alınmış, TRT spikerine zorla bir bildiri okutulmuştur.” 

Ülke olarak 15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan geceyi ayakta geçirdik. Bir gözümüz televizyonda bir gözümüz bilgisayarda bir gözümüz ise telefonda… Ne oldu ne bitti diye takip etmeye çalıştık. Tabi bu arada sürekli devam eden ve gittikçe şiddetlenen uçak sesleri, silah ve patlama sesleri…

Yav, şaka değil 2016 yılında başkentte savaş havası soluduk. Savaş uçağı sesi kazındı kulağımıza. Uçaklar ses duvarını delince patlama gibi ses duyuyormuşuz. Aslında patlama değilmiş ama biz patlama sanıyormuşuz. Buna da süpersonik patlama deniyormuş. Sessizlik ardından bir anda patlama gibi bir ses, ardından jet sesi gelince bu supersonik patlamaymış. Önce jet-helikopter sesi varsa bombalanmış olabilirmiş. Bu sahneyi sabaha kadar yaşadık biz. Evlerimiz kökünden sallandı, her seferinde camlar kırılacak endişesiyle pencereden uzakta durduk sabaha kadar. Allah korusun ama ölüm korkusunu deneyimledik ucundan. Öyle bir an geliyor ki, artık bunun sonrası ölüm galiba diyorsunuz. Ne olacak ki en fazla ölürüm. Hatta daha da artacaksa bu ses ölmek iyidir belki de…

Evet bugün 16 Temmuz… Ülke ayakta… Adli tatil iptal… Hakim ve savcılar göreve çağrıldı. “İdam geri gelecek mi”? tartışmaları alevlendi. 

Herkes istihbarat konusunu konuşuyor. İstihbarat neden yoktu? Neden bu girişim öngörülemedi? Yeniden olabilir mi?

Şu bir gerçek kimse normal hayatına devam etmiyor. Herkesin aklında bir soru işareti.

Başbakan Binali Yıldırım, “Bu darbe girişimine karşı halkın darbe girişimidir” dedi. “Tarihte eşi görülmemiş bir darbe girişimidir, bunu diğerlerinden ayıran belki de tek yapan halkın sokağa çıkarak demokrasiye sahip çıkmasıdır ifadelerini kullandı ve ekledi: “Herkes işine gücüne baksın, akşam ise tekrar meydanlara  bekliyoruz!”.  Hani kriz yönetimi diyorlar ya… Bence bu halkın yönetimi… Darbeyi önlediyse halk önledi. Halk sokağa çıktı, halk kurtardı TRT’yi CNNTÜRK’ü ve daha nicelerini… Halk tarandı, halk yaralandı, halk direndi.

Ama bir noktaya da dikkat çekmek gerek. Ülkeye sahip çıkmak derken  katliam yapmaktan bahsetmiyoruz. Doğru mudur bilmiyorum ama bir askerin kafasının kesildiğinden bahsediliyor. Sosyal medya “ Meclisi bombalayacak kadar gözü dönmüş darbecilerle , asker kafası kesecek kadar barbar cihatçılar arasında kaldık. Yok başka cehennem” yorumları ile çalkalanıyor.

Meclis’in bombalanması ise zaten başlı başına skandal. Tarihte eşi benzeri yok. Ne kadar büyük bir felaket atlatıldığının kanıtı; neler yaşadığımızın…

Artık lütfen önlem alınsın… Ne yapılacaksa yapılsın! Bu güvenlik zafiyeti, bu istihbarat açığı hayra alamet değil. Herkesin kem gözü bu toprakların üstündeyken bunlar yaşanmamalı. Bu vatan kolay kazanılmadı, yüzbinlerce şehidin kanıyla sulandı.  İstikrarı korumak için de şehit kanı dökülmesin artık.  Analar, çocuklar ağlamasın! 

Geçmiş olsun, ve lütfen geçsin.